top of page

Okuma Listesi

Yalnızlık

​

KuÅŸ uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.
Su olsan kimse içmez,
Yol olsan kimse geçmez,
Elin adamı ne anlar senden?
Çıkarsın bir daÄŸ başına,
Bir aÄŸaç bulursun Tellersin
pullarsın Gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün.
KöpürmüÅŸ gelen bulutları.
BaÅŸka ne gelir elden?
Çın çın ötüyor yüreÄŸimin kökünde
ÅŸu dünyanın ıssızlığı.
Tanrı kimsenin başına vermesin
böyle bir yalnızlığı! 
 

YAÅžAR KEMAL

​

BENİ GÜZEL HATIRLA

 

Beni güzeL hatırLa bunLar son satırLar...

Farzetki bir rüzgardım esip geçtim hayatından

yada bir yağmur,seL oLdum sokağında

sonra toprak çekti suyu...

KayboLup gittim beLkide bir rüya idim senin için...

Uyandın ve ben bittim...

 

Beni güzeL hatırLa

Çünkü sevdim seni ben herÅŸeyini...

Sana sırdaş oLdm,dost oLdum koynumda ağLadın...

Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliÄŸini...

Beni üzdün kınamadım...

ALışıktım vefasızLığa el oLdun aLdırmadım...

 

Beni güzeL hatırLa...

Sana unutuLmaz geceLer bıraktım...

En yorgun sabahLar...

Sana güLüÅŸümü,gözlerimi sonra sesimi bıraktım...

En güzeL ÅŸiirLeri okudum gözLerine baka baka...

SöyLenmemiÅŸ merhabalar sakLadım her köÅŸeye...

VedaLar bıraktım dudakLarda...

Ne ararsan bir sevdanın içinde;

FazLasıyLa bıraktım ardımda...

 

Beni güzeL hatırLa...

Dizlerimde uyuduÄŸunu düÅŸün...

Saçını okÅŸadığımı,üÅŸüyen eLLerini ısıttığımı...

MutLu oLduÄŸun anLarı getir gözünün önüne...

ALnından öptüÄŸüm dakikaLarı...

Birazdan kapını çalan kiÅŸinin ben oLabiLeceÄŸimi düÅŸün!

Şaşırtmayı severim biLiyorsun!

Bu da sana son sürprizim oLsun...

Åžimdi seninLe yaÅŸanan günLeri ateÅŸe veriyorum...

Beni güzeL hatırLa

GİDİYORUM...
 

Orhan Veli Kanık

​

Üçüncü Åžahsın Åžiiri


gözlerin gözlerime deÄŸince
felâketim olurdu aÄŸlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oÄŸlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceÄŸimden korkardım
felâketim olurdu aÄŸlardım

ne vakit maçka’dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
aÄŸaçlar kuÅŸ gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üÅŸürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu aÄŸlardım

akÅŸamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu aÄŸlardım

​

Atilla İlhan

​

Ben Sana Mecburum

​

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

aÄŸaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski İstanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akÅŸam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaÅŸamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
durup köÅŸe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziranda mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir ÅŸilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki YeÅŸilköy’de uçaÄŸa biniyorsun
bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telâÅŸ içindesin
kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

ne vakit bir yaÅŸamak düÅŸünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaÅŸamak düÅŸünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır baÅŸka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin..

​

Atilla İlhan

​

Kimseler bilmeyecek seni sevdiÄŸimi,

Benimle öldüÄŸünü, kadehler boÅŸaldıkça gözlerimin dolduÄŸunu,

Kimseler görmeyecek.. 

Kış ekşi yirmilerde, aşkınla yandığımı,

Anılar diye diye hep seni andığımı,

Kimseler duymayacak..

Bir ben, yalnız sen duyacaksın,

Sana bile söylenmemiÅŸ senin için saklanmış sevda sözlerini,

..ve bir gün yolun sonunda, saatler durduÄŸunda.. 

​

YILDIZ KENTER

​

SEVGİ DUVARI

​

Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akÅŸamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat-sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeÄŸi
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi
Kumkapı meyhanelerine dadandık
Önümüzde AltınbaÅŸ, Altın Zincir, fasulye pilakisi
Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır PaÅŸalar
Sabahları açıklarda bulurlardı leÅŸimi
Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
Çöpçülerin elleriyle okÅŸardım seni
Yalnızlığım benim süpürge saçlım
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
DüÅŸtüÄŸüm yer öyle açık öyle seçik ki
Başucumda bir sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

​

Can Yücel

​

Anlatamıyorum
 

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
GözyaÅŸlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim ÅŸarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduÄŸunu
Bu derde düÅŸmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her ÅŸeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

​

Orhan veli

​

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.

ellerimde koparmaya çalıştığım, zincirlerden kalma yara izleri

yeni yeni iyileÅŸmeye yüz tutmuÅŸ olsun.

gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.

yanaklarım kurumuÅŸ olsun göz yaÅŸlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.

 

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
belki bin tane aÅŸktan geçmiÅŸ olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
hiçbiri baÄŸlayamamış olsun geceyi sabaha.
hiçbirinin gülüÅŸünün her anı senin kadar aklıma iÅŸlenmemiÅŸ olsun.
hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.
hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.

 

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
sessizce aÄŸladığım anları kimse çığlık çığlığa hıçkırıklara dönüÅŸtürememiÅŸ olsun.
ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiÅŸ olsun, gezinse bile.
dudaklarım senin adını söylerkenki gibi kıvrılmamış olsun hiç bir ada yeterince.
yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiÅŸ olsun kumlar aktıkça tane tane.
unuttuÄŸumu sandığım, vazgeçtiÄŸimi sandığım,
sevmediÄŸimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaÅŸatan her zerre.
öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın…

 

Orhan Veli

 

DALGIN ÖLÜ

 

Dün güzel bir kadın geçti

Kabrimin yakınından

Doya doya seyrettim

Gün hazinesi bacaklarını

Gecemi altüst eden

Söylesem inanmazsınız

Kalkıp verecek oldum

DüÅŸürünce mendilini

ÖldüÄŸümü unutmuÅŸum

 

Cahit Sıtkı Tarancı

​

Sevgilerde

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen iÅŸler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)

Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniÅŸ zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâÅŸlarda bu kadar çabuk
GeçeceÄŸi aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı

 

Behçet Necatigil

​

Öyle bir sihirbazdın ki beni bile kaybettin

biliyorsun, ben hangi ÅŸehirdeysem

yalnızlığın başkenti orası

sen aklım ile kalbim arasında kalan,

en güzel çaresizliÄŸimsin

özenle katlanmış bir mendil gibisin

sil beni ne olur

kırk yıllık kirim pasım gitsin

sen bakma bana bu kadar hüzünlü ÅŸeyler yazdığıma

ben çok gülerim

ve gülerken hiç kimse yalan olduÄŸunu anlayamaz.

 

Cemal Süreya

​

Tebrikler…

Kendini bitirmeyi baÅŸardın bende. Gurur duyabilirsin kendinle, hakkındır. Hür olmanın haklı gururunu yaÅŸa. Neredesin, ne yapıyorsun söylemek zorunda deÄŸilsin. Benden kanatlanıp uçtuktan sonra hangi dala konduÄŸunun önemi yok artık. Kanatların kırılana dek özgürlüÄŸünün tadını çıkar. Hakkındır, tebrikler… 

Sen varken de hep yüreÄŸimdeydin, gittikten sonra da aynı yerde öylece duruyorsun.

Eskiden okÅŸardın, ÅŸimdi batıyorsun…

Sevmek ne büyük aptallıkmış.

Ve ben, ne kadar da çok sevmiÅŸim meÄŸer… Acılar mutluluklardan beslenirmiÅŸ oysa. Çok büyük acılar çekiyormuÅŸsun, çok büyük seversen eÄŸer. Benim acımın nedeni de sensin. Suçsa kendinden çok sevmek birini, kabahatse herkesten farklı tutmaksa onun yerini; özrüm kabahatimden büyük benim. Çünkü çok sevdim. Suç da kabahat de benim. En kötüsü de bunun farkında olduÄŸum halde bir yanım seni istiyor hala. Ne yapacağımı ÅŸaşırmış durumdayım. Kalsam katlanacak gibi deÄŸil, gitsem gönül razı deÄŸil. Senin olmadığın bir hayata dar geliyor ruhum.

Kaç beden yokluÄŸun, dünyaya sığamıyorum..

​

Her ÅŸey bitti…

Bitmesini istemediÄŸim ne varsa saman alevi gibi söndü hepsi. 

Oysa ne kadar da temizdi her ÅŸey. Ne kadar da masumca sevmiÅŸtim seni. Bana sarılmana gerek yoktu, öpmen ÅŸart deÄŸildi, elimi tutmasan da olurdu. Aramızdaki mesafelere inat sıcaklığını hissedebilecek kadar seviyordum zaten. Telefonun ucunda sesine sarılarak uyuyacak kadar, öptüm dediÄŸinde yanaklarım kızaracak kadar… Seviyordum iÅŸte. Her ÅŸeyden çok, her ÅŸeyden biraz katarak..

Helal olsun sana!

Seni böylesine sevdiÄŸime dair en ufak bir delil bile bırakmadığın için içimde. Kılına bile kıyamazken canına kıysan umursamayacak kadar tükettiÄŸin için kendini bende. Helal olsun sana.

Kutluyorum seni.. Ama bir gün sakın beni özleme, arama, sorma. Mümkünse hatırlama hatta.

Benim senin için yaÅŸadığım günler geçti; sen benim için ölsen neye yarar ÅŸimdi?

Ben seni unutmasına unuturum da sen beni hatırlamaya mahkumsun. Sen beni en çok niye unutamazsın biliyor musun? 

Çünkü günahımı aldın,

Çünkü canımı yaktın,

Çünkü sen haksızdın

​

Unutma, ben senin kanayan vicdanınım!

Kime sarılsan, biraz daha sızlarım.

 

Ezgin Kılıç

​

BİR GÜN ANLARSIN

Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.

Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,

Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında

Ne çarÅŸaf halden anlar ne yastık.

Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.

Onun unutamadığın hayali,

Sigaradan derin bir nefes çekmiÅŸçesine dolar içine.

Kapanır yatağına çaresizliÄŸine aÄŸlarsın.

Sevmek ne imiÅŸ bir gün anlarsın.

 

Bir gün anlarsın aslında her ÅŸeyin boÅŸ olduÄŸunu.

Åžerefin, faziletin, iyiliÄŸin, güzelliÄŸin.

Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,

Vurursun başını soğuk taş duvarlara.

Büyür gitgide incinmiÅŸliÄŸin kırılmışlığın.

Duyarsın,

Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.

Sevmek ne imiÅŸ bir gün anlarsın.

 

Bir gün anlarsın ne iÅŸe yaradığını ellerinin.

Niçin yaratıldığını.

Bu iÄŸrenç dünyaya neden geldiÄŸini.

Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliÄŸini.

BoÅŸuna geçip giden günlerine yanarsın.

Dolar gözlerin, için burkulur.

Sevmek ne imiÅŸ bir gün anlarsın.

 

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.

Sevilen gözlerin eriÅŸilmezliÄŸini.

O hiç beklenmeyen saat geldi mi?

DüÅŸer saçların önüne, ama bembeyaz.

Uzanır, gökyüzüne ellerin.

Ama çaresiz,

Ama yorgun,

Ama bitkin.

Bir zaman geçmiÅŸ günlerin hayaline dalarsın.

Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.

Sevmek ne imiÅŸ bir gün anlarsın.

 

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;

Beklemeyi, ümit etmeyi.

Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir

Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.

Lanet edersin yaşadığına...

Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.

O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliÄŸinden.

Seni sevdiÄŸimi iÅŸte o gün anlarsın.

 

Ümit YaÅŸar OÄžUZCAN

​

Desem Ki

Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır

Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor

Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini

Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim

Senden kopardım çiçeklerin en solmazını

Toprakların en bereketlisini sende sürdüm

Sende tattım yemiÅŸlerin cümlesini

Desem ki sen benim için,

Hava kadar lazım,

Ekmek kadar mübarek,

Su gibi aziz bir ÅŸeysin;

Nimettensin, nimettensin.

Desem ki...

İnan bana sevgilim inan

Evimde ÅŸenliksin, bahçemde bahar;

Ve soframda en eski ÅŸarap.

Ben sende yaşıyorum,

Sen bende hüküm sürmektesin.

Bırak ben söyleyeyim güzelliÄŸini,

Rüzgarla nehirlerle, kuÅŸlarla beraber.

Günlerden sonra bir gün,

Åžayet sesimi fark edemezsen

Rüzgarların nehirlerin kuÅŸların sesinden,

Bil ki ölmüÅŸüm.

Fakat yine üzülme müsterih ol

Kabirde böceklere ezberletirim güzelliÄŸini

Ve neden sonra

Tekrar duyduÄŸun gün sesimi gök kubbede

Hatırla ki mahÅŸer günüdür

Ortalığa düÅŸmüÅŸüm seni arıyorum

 

Cahit Sıtkı Tarancı

bottom of page